Kök hücre ve Kök hücre çeşitleri

İnsan bedenini oluşturan yapıların ve organların köken aldığı ana hücrelere kök hücre denir. Bir başka deyişle anne karnında ki bebeği oluşturan hücreler kök hücrelerdir. Ancak buradaki kök hücrelere embriyonik kök hücre denir. Embriyonik kök hücre kullanımı pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de yasaktır. Bir bebek tam olarak şekillendikten sonra ise kök hücreleri artık başka bir görevi üstlenir. O da tamir etme ve oluşmuş sistemi ayakta tutma görevidir. Tamir etme görevi olan kök hücreler bedenimizde kırık, kesi, yanık ya da bir sorun olduğu zaman bunu gideren hücrelerdir. Artık bir insan bedenine dönüşmüş yapıdaki bu hücrelere de erişkin ( matür) kök denir. Şu anda tedavi için kullandığımız hücreler bunlardır. Yaygın olarak kök hücre olarak bilinse de mezenkimal hücreler olarak da adlandırılıyor.

Bunlar son derece yetenekli hücrelerdir. Uygun sinyalle her grup hücreye dönüşme yetenekleri vardır. Plastisite adı verilen bu özellikleri ile örneğin, kan hücresi kemik hücresine dönüşebilir.
Erişikin kök hücrelerin en değerlisi göbek kordonunda bulunur. Bebeğin doğmasından sonra kordonun kesilmesinden itibaren ilk 30 dakika içerisinde göbek kordonu kanı bol miktarda kök hücre içerir. Bunlar genç hücrelerdir. Çocuklarda bulunan bu genç hücreler sayesinde çocuk yaralandığı zaman hemen iyileşir. Halbuki ileri yaşlarda kök hücreler hem yaşlandığı hem de sayıca azaldığı için iyileşmeler çok gecikir. Her doku da az çok kök hücre bulunur. O dokudaki oluşan hasarı kendi kök hücresi tamir edecektir.

Antiaging yani yaşlanmaya karşı çıkarılan pek çok ilaç ya da besin desteği var. Ancak bunlardan hiçbirisi yaşlanma sürecini önemli bir farkla yavaşlatabilmiş değil. Kök hücre bu açıdan çok önemli avantajlar sunuyor. İnsanoğlu tarih boyunca gençleşme peşinde olmuştur. Büyük İskender’in bile Hindistan seferinde böyle bir iksiri aradığı söylenir. İlginç olan bu sır uzaklarda değil kendi bedenimizde ve üstelik hiç önemsemediğimiz hatta düşmen olarak gördüğümüz yağ dokusu içinde. Yağ dokusu bol miktarda bulunan kök hücre saklıyor.

Kök hücre enjeksiyonunda yaş sınırı
Yağ dokusu bol miktarda uyuyan kök hücre içeririr. Bu kök hücrelerin uykuda olmasının beden için önemi büyüktür. İçlerinde bulunan DNA yapısı bu tür uykuda hücrelerde korunur. Bu açıdan bakıldığında bunlar kaliteli, bozulmamış hücrelerdir. Bu hücreler bedenin acil durum rezervleridir. Kemik iliğinde bulunanlar niş adı verilen bölgelerde uyku durumundadırlar. Yeni kan hücresi gerektiğinde hemen uyanıp eksiği tamamlar ve tekrar uyku durumuna geçerler. Doku yaralanması anında ise komşu dokulardakiler harekete geçer ve tamir başlar. Halk arasında “etim çabuk iyileşir” yaklaşımı bir bakıma nitelikli kök hücre ve sayısı ile bağlantılır. Yaş ilerledikçe yaralar ya da kırıklar geç iyileşir. Bunun en önemli nedeni kök hücre sayısı ve kalitesindeki düşmedir. Bedenimizdeki kök hücre sayısı özellikle 30 yaşından sonra hızla azalma eğilimine giriyor. 40 yaşına kadar kök hücrelerimizin % 50 sini kaybediyoruz. Bunun bir diğer anlamı dejenerasyon sorunları dediğimiz bozulmalar başlıyor. Eklemler, iç organlar, göz ve deri bunların başında yer alıyor. Geri kalanların bir bölümünde de bazı sorunlar yaşanabiliyor. Pek çok nedenle kök hücrelerin kalitesi bozulur. En bilinen nedenlerden birisi yaşla birlikte hormonal uyaranların bozulması ve eksilmesidir. Bu nedenle çok ileri yaşları beklemeden koruyucu estetik amaçlı hücre enjeksiyonları yapılmalıdır. Bu aynı zamanda sorunların çok birikmeden daha kolay ve daha doğal çözülmesini sağlar.

Kök hücrelerin enjekte edildiği yeri onarması

Bir yerde yaralanma olduğu zaman Kemokin adlı kimyasal maddeler açığa çıkar. Kök hücreler üzerinde resöptör dediğimiz algılayıcılar bu maddeye hassastır. Kemokini algılayan kök hücreler hızla hasar yerine gidip onarımı başlatır.

Kök hücre ile gençleştirme işlemlerinin tekrarı
Bunun bir sınırı yok. Kök hücre sayısı ve kalitesi ne kadar fazlaysa uzun aralıkla bu tedaviyi tekrarlamak gerekli. Yönteme göre 1-5 yıl arası tekrarlar uygundur. Yöntem kolay ve güvenli olduğu için kolayca tekrarlanabilir.

Kök hücre tedavisinin geçmişi

Kök hücre tedavisinin sağlık alanında kullanımı eskilere dayanıyor. Yaklaşık 50 yıl once başlanan kemik iliği transeferi aslında kök hücre transferi. Kemik iliği en zengin kök hücre kaynağı olarak bilinirdi. Nisbeten yeni olan ise yağ dokusu kökenli kök hücrelerin değerinin bilinmesi. Kemik iliğinden elde edilmesi daha zor olan kök hücreler yağ dokusundan kolayca ve nerdeyse aynı miktarda kemik iliğinin 1000 katı kadar elde edilmeye başlandı. Belkide daha ilginci çok daha uzun yıllar önceye dayanan yağ enjeksiyonları ile estetik cerrahlar kök hücre de veriyorlardı. Ancak verilen hücrelerin kök hücre olduğu ve bunun değeri son yıllarda anlaşıldı. Yeni çalışmalarda yöntemin değerini daha da ortaya çıkarıyor.

Sağlık için kök hücre kavramı  

El-estetigi

Sağlık için kök hücre kavramı kök hücrenin estetik kullanımı yanında sağlık sorunlarını da giderme etkisini içine alır. İç organlar üzerinde onarıcı ve yenileyici etkisi uzun süredir biliniyor. Bu arada bazı yanık yara ve lezyonlarında olumlu etkileri de saptanmıştır.

Chicago Universitesinde yapılan bilimsel çalışmada Raynoud hastalığı olarak bilinen, soğuk ile tetiklenen atakları olan, el ve parmaklarda morarma ve ağrı ile seyreden sorunda yağ hücre enjeksiyonunun etkili olduğunu belirlemiştir. Etki mekanizması tam anlaşılamamış olmakla birikte yağ dokusu içinde bulunan kök hücrelerin iyileştirici özelliğinin bu iyileşmeye neden olduğu düşünülmektedir.Bu sonuç estetik işlemlerin sadece estetik amaçlı değil sağlık içinde yararlı olduğunun bir diğer kanıtı olarak düşünülebilir.

Eller özellikle güneş hasarı nedeniyle hızla yaşlanan bölgeler arasındadır. Deri incelir, lekelenir ve damarlar belirginleşir.El konturları bozulur.

Kök hücreden zengin yağ hücresi ile doldurma ve onarım yanında lazer ya da kimyasal peeling ile soyma en ideal sonucu verir.

Sadece yüz estetiğine odaklanır ise bir süre sonra el ve yüz arasında önemli derece kontrast oluşur. El estetiğini yüz estetiğinin bir parçası oalrak görmek gerekli.

El gençleştirmede vücudun herhangi bir yerinden alınan yağlar, saflaştırılıp lokal anestezi altında enjekte edilebilir. İşlem kök hücrece zenginleştirilmiş yağ enjeksiyonu şeklinde de yapılabilir.