Psikoestetik

Burun estetiği ve  psikoestetik yaklaşım

   Estetik cerrahi bir bakıma mutluluk cerrahisidir ve kuralları farklıdır. “Çok iyi bir sonuç kişinin mutluluğunun garantisi değildir “ paradoksu bu farklılığı çok iyi anlatır. Burun estetiğinden sonra o kişinin mutlu olduğunu belirterek devam edersek, kişiyi mutlu etmenin yolu kişilik analizi, hekimin empatisi, sosyal ve kişisel bilgilerin elde edilip uygun plan, işlem sonrası rahat ve hızla iyileşme, olabildiğince hızlı sosyal hayata geçişi sağlama, bütünde uyumu elde etme gibi psikoestetik cerrahi yaklaşımıyla sağlanabilir. Burnundaki küçük bir sorun ile dünyası kararan bir ergenin, beden imaj sorunu ya da bozukluğunun atlanmaması gerekir. Duygulanım bozukluğu olan birisi mutlu olmayacak bir şey bulacağı kesindir. Çünkü o yaşamını anhedoni ( mutlu olunacak şeylerden keyif almama) üzerine yapılandırmıştır. Yapılacak bir ameliyatla bütün yaşamının değişeceğini, her şeye yeniden başlayacağını düşünen beklentisi çok yüksek bir hastanın yanlış oturmuş düşünce ve yorum kodlarının yeniden oluşturulması gerekli. Duygusal olarak hassas bir dönemden geçen bir hasta, işlem sonrası iyileşme döneminde toplumdan uzak kalma süresini duygusal aşırı tepkiler, pişmanlıklar ve öfke nöbetleri ile geçirecektir. Simetri ve ayrıntı obsesyonları olduğu fark edilen birisi için cerrahi seçenekler değiştirilmelidir.

Estetik cerrahi bilim ve sanatın karışımı olarak sunulurken, şimdi modern estetik cerrahinin psikoestetik cerrahi olduğunu görüyoruz. Freud’un yorumları doğrudan alanımızı ilgilendirirken, psikoestetik cerrahi kavramını da güçlendirir. Rosner, estetik cerrahı eli bistürili psikiyatrist olarak tanımlarken, bir başka ünlü estetik cerrah Hinderer ise estetik cerrahiyi, cerrahi psikoterapi olarak adlandırır.

Sorularınız