Dr.Karacalar’ın Kitapları

Yazar: Ahmet Karacalar

Kitapları

Amazonizm, Meme ve Estetik

Bu kitap Amazonlar üzerine çarpıcı tarihsel verilerle başlayıp, Amazonların en tartışmalı özelliklerinden olan bir memeyi yok etme geleneği üzerinde durduktan sonra, memenin tarihsel, sanatsal, kültürel ve estetik boyutlarını inceliyor. Amazonizm günümüzde sadece tarih ve arkeoloji değil, psikoloji, sosyoloji, felsefe, antropoloji, edebiyat, sanat, sinema ve başta estetik cerrahi olmak üzere tıpla grift bağlantılar içinde olup; tüm bu konuları ele almadan bu fenomeni anlamak ya da anlatmak olası değildir. Bu nedenle kitap, tüm bu disiplinlerden ilgili bilgilerin entegrasyonu ile oluşturulmuştur.

Bu  kitapta Amazonlar ile ilgili sansür, Amazonların meme yok etme ritüellerinin gizemi, Amazonlar ile ilgili saklı gizemi, Amazonlarla ilgili sanat eserlerindeki gizli şifreleri, Amazon-Türk bağlantısını, Amazonların modern dünyadaki bağlantılarını ve kadın gücünü anlatıyorum. İlk kitapta anlattığım ve Amazon estetiği olarak adlandırdığım beden estetiğinde hafif asimetriye dayalı dinamik estetik yanında, Amazon femme fatale çekiciliği ve amazon kadını tanımlamalarına yeni açılımlar da getiriyor. Bu kitap Dr. Karacalar tarafından Journal of Plastic and Reconstructive Surgery dergisinde yayınlanan “The Amazons and an Analysis  of Breast Mutilation” isimli makaleyi temel alarak yazılmıştır.

https://journals.lww.com/plasreconsurg/Abstract/2007/03000/The_Amazons_and_an_Analysis_of_Breast_Mutilation.6.aspx

Amazonlar ve Anaerkinin Çığlığı

Bu kitapta Amazonların varoluş nedenleri  üzerinde durulurken, daha önce yayınlanmamış bağlantılara da yer verilmektedir.

Kitaptan bir alıntı “ Onlar anandros (erkeksiz yaşayan), stryganor (erkek avcı- sı), androdamas (erkeğin sahibi), kreobotos (erkeksiz yaşayan), kreobotos (et yiyen), deineira (erkek katili) ve oirpatadır (erkek öldüren). Bütün bunlar ataerkinin adlandırmaları olsa da aykırı- lık vurgusu ön plandadır.

Aslında Kafkas Amazonları için yapılan Sarmatyan tanımla- ması da bir başka aykırılığa işaret eder. Onlar kertenkele suyuyla bebeklerini beslediklerine göre “sauros” kökünden türetilmiş bir ismi hak ederler. Onlar “a-massein”dir (yaklaşılamaz kadın). Ataerkil Grekler bu kadınları barbarlar sınıfına koyarak dışlar- lar. Bu dışlanmışlık, Amazon kelimesinin anlamının merkezinde bulunan aykırılık ile uyum içindedir.

Aykırılık onları en iyi tanımlayan kelimedir. Bütün anlatılan aykırılıkların en şiddetlisi toplumsal değerleri ve aileyi reddeden, kendi oluşum varlığına karşı duran yok edilmiş kötü sağ meme ile analık ve şefkat duygularının temsilcisi, yerinde bırakılmış iyi sol meme arasındaki aykırılıktı.Bu ikilik Hint mitolojisindeki yarı tanrı yarı tanrıça görüntüsüne sahip Ardhanarishwara’yı Amazon kelimesinin ne anlama geldiği ile ilgili açıklamaların çoğunun ortak noktası aykırılıktır. Amazon kelimesinin memesiz anlamına geldiği en fazla kabul edilen görüştür. Bir kadının eril güce ulaşma uğruna kendi temel yaratılış özüne, kadınlığa karşı çıkması ve sembol bir organı yok etmesi ile anneliğe karşı duruşu inanılmaz bir başkaldırıdır. Bu durum aykırılığın en uç noktasıdır ve bir ulusun tanımlanması için yeterince güçlü bir özelliktir. Bu nedenle memesiz yorumu diğer bütün yorumların üzerinde durur. Doğruyu kesin bir şekilde öğreninceye kadar doğru kabul edilmesi gereken bir yorumdur. Buna rağmen diğer yorumlara da göz atmakta fayda var. Çünkü o yorumlar da bu aykırı kadınla- rın duruşunu güçlendirir. Bizanslı Methodios onların, insanların beslenmesine uygun olarak beslenmedikleri vurgusunu yaparken beslenme konusundaki aykırılıklarını öne çıkarır. Onlar ekmek (maza) yemeyip kertenkele ya da yılan yerler.

Onlar anandros (erkeksiz yaşayan), stryganor (erkek avcı- sı), androdamas (erkeğin sahibi), kreobotos (erkeksiz yaşayan), kreobotos (et yiyen), deineira (erkek katili) ve oirpatadır (erkek öldüren). Bütün bunlar ataerkinin adlandırmaları olsa da aykırılık vurgusu ön plandadır.

Bir diğer alıntı 

“ Melanippe, bütün ayrıntılarıyla  karşımdaydı. Dünyada bundan daha iyi durumda olan ayrıntılı başka bir eser yoktu.Başında Frig şapkası, dalgalı siyah şaçları, sakin, büyük gözleri ve sağ memesini açıkta bırakan giysisi ile avını izliyordu”

http://tr.wikipedia.org/wiki/Amazonlar

http://www.radikal.com.tr/kitap/baskaldiran-kadinlar-988900/

http://www.sabah.com.tr/cumartesi/guncel/2009/11/21/tarih_amazonlari_sansurluyor

 Estetik Cerrahi ve Kül Kedisi Masalı

…Ahmet Karacalar bu kitabında bu iletişimi doğru bir şekilde kurmanın yollarını aramış. Hem hekim hem de hasta için yol gösterici bir harita çıkarmış ortaya…
Anlatımında, psikolojiden, edebiyata, mitolojiden felsefeye varana kadar pek çok unsura yer vermiş. Kendinizi bir anda Othello”yu okurken buluyor ve ne olduğunu anlamadan, Babil kulelerine tırmanıyorsunuz, Cengiz Han’dan Sisyphos’a, oradan Dorian Gray’e, Nefertiti’ye ve daha aklınıza gelmeyecek pek çok tanıdık isme ve esere uzanıp dokunuyorsunuz. Biçim ve içeriğin felsefi beraberliğini örnek hastaların somut kimlikleri ve bu hikayelerin soyut anlatımlarıyla bütünleştiriyorsunuz kafanızda…
Evet! Gerçekten de ilginç ve okunmaya değer bir kitap olmuş Ahmet Karacalar’ın bu çalışması… Estetik cerrahiye gerek duyanların ötesinde herkesin kendisinden bir şeyler bulabileceği ve hatta bunun ötesinde sadece entelektüel zenginliği için bile okunmaya değer bir eser çıkmış ortaya. Dünya edebiyatının, kadim hikayelerin ve insan psikolojisinin bu denli sade ve kolay anlaşılır bir derlemesini bulmak kolay değil….

http://vatankitap.gazetevatan.com/haber/kadin_tarihi_icin_bir_milat_estetik_cagi_/1/16970

İkonoplasti

Yeditepe Üniversitesi, Güzel sanatlar fakültesi programı içerisinde, Prof.Dr.Ahmet Karacalar tarafından ders olarak verilen organik sanat ve estetik cerrahi konusunun zaman içerisinde olgunlaşarak ikonoplasti kavramı oluşmuştur. İkonoplasti kavramı sanat ve tıp arasında  yer almış estetik cerrahiyi ifade etmektedir. İkonoplasti kitabı bu kavram ile ilgili bilgileri içeriyor.

Lipödem ve tedavisi

Özgün sözleri

“Annelerin güzelleşme ideali güzel bir kadın bedeni değil, güzel bir anne bedeni ideali olmalıdır. Kutsal bir anlam yüklenen kadın bedeninde doğumun bazı kusurları bedeni çirkinleştirmez.” 

“Estetik cerrahi güzelliğin nüanslarını yakalamalı ya da korumalıdır. Melankolik güzellik, masum güzellik, şirin güzellik, seksi güzellik, asil güzellik gibi. “

“Özgün olan kişiye farklılık ve çekicilik katan bir kusura dokunulmamalı. Bazı kusurlara sayhılı estetik cerrahi devri bir gün gelecek.Henüz buna insanlar ve cerrahlar hazır değil.”

“ Kanunlar önünde eşit olmamıza rağmen dış görüntümüz yaşamda eşitsizlik yaratır. Estetik cerrahi yaşamın getirdiği adaletsizliği ortadan kaldırır.”

“ Görüntümüz kaderimizi belirler. Görüntüyü değiştirme gücüne sahip estetik cerrahlarda bunu bilerek hareket etmeliler.”

“ Yaşlı bir yüzde kendi içinde bir uyum vardır. Alındaki çizgiler, yanaktakilerle, dudak çevresi çizgiler göz çevresi ile uyum içindedir. Uyumlu yaşlı bir yüz uyumsuz gençleşmeye çalışan bir yüzden daha iyidir. Bu nedenle yüzdeki gençleşme işlemlerinde uyumu göz önünde bulundurmalı.”

“Onbinlerce yıldır devam eden kadının daha güzel olma  ve genç kalma amaçlarının tamamen karşılanabileceği bir döneme giriyoruz. Estetik çağı olarak adlandırabileceğimiz bu dönem kadın tarihi için bir milattır.”

“ Güzelliği yakalamak zordur. Çekiciliği yakalamak ise daha da zor. Çekiciliği yaratmanın belirli bir formülü bulunmuyor.  Bazen güzelliğe küçük bir şey eklenmesi ile çıkar. Bazen ise çirkinliğe. Güzel olup bunun farkında olmayan birisi bana göre çekicidir.”

“ Estetik cerrahi günümüzün peri değneğidir.”

“ Kusurları olan birinde bir görünen kusur   bir de gerçek kusur olabilir. Burun kökündeki N noktası çökük birisinde bulunan burun kemerinin en az yarısının yanılsama olduğu gibi.”

HEYKEL ÇALIŞMALARI:

Bronz ve polyester figuratif ve abstrakt heykeller yapıyor. Ana tema heykeller yolu ile estetik cerrahi mesajları verilmesi. Estetik cerrahi hastalarını ilham kaynağı olarak kullanıyor. İki kişisel sergisi var.

“ESTETİK MEDİSTASYON” isimli çalışması

Modern zamanların insanları daha düzgün, göze hoş gelen ya da genç bir beden peşinde koşuyor. Beden bir tapınaktır ve içinde ruhumuzun rahatça barınabilmesi için ona gereken özeni göstermeliyiz. Bedeni göz ardı ederek ruhsal huzuru bulamayız. Huzursuz ruhun bir nedeni uyumsuz bedendir. Bunu sadece bedenin çirkinliği ile sınırılamamak gerekir. İhtiraslı bir ruh sıradan bir bedende rahat edemez. Bu da farklı bir mutsuzluk nedenidir.

“BURUN VE NEFES” isimli çalışması

Krishnamacharya’nın sözleri burnun öneminin en iyi özetidir.

“Nefes al. Tanrı sana yaklaşır. Nefesini tut. Tanrı seninle kalır. Nefes ver. Sen Tanrı’ya yaklaşırsın. Nefesini tut. Tanrı seni kuşatır.

Yüüzn merkezinde eşsiz bir organ…

İki beyin yarım küresinin bile daha dengeli çalışmasını sağlıyor.

Irksal ya da etnik özelliğimizi gösterecek kadar gücü olan bir yapı. Bir kimlik gibi…

Doğru nefes alan güzel bir burun güzelliğe güzellik katar. 

http://www.hurriyet.com.tr/estetikte-sanat-donemi-ikonoplasti-17718904

http://formsante.com.tr/guzellik/estetik/3005-estetik-cerrahiye-sanatsal-yaklasim-ikonoplasti.html

http://www.hurriyet.com.tr/anatomi-kader-midir-10466564