Eksozom Tedavisi : Otojen Gençleşme

Yazar: Prof. Dr. Ahmet Karacalar

Otojen Hücresel Onarım Nedir ve Ne İşe Yarar?

Rejeneratif tıbbın geldiği son nokta olan Otojen (Otolog) Eksozom Tedavisi, tamamen kişinin kendi biyolojik materyallerini kullandığımız üst düzey bir teknolojidir. Bu nedenle yenilikçi ve güvenli bir yöntem olarak öne çıkarıyoruz. Geleneksel estetik yöntemlerin aksine, bu işlemi sadece geçici bir “bakım” olarak görmüyoruz. Aksine, kök hücre tedavisi prensiplerine dayanan, hücresel düzeyde derin bir “onarım” protokolü uyguluyoruz.

Biyolojik Onarım Teknolojisi: Uyguladığımız bu eksozom tedavisi yönteminde, kök hücrelerin iyileştirici haberleşme etkisini (parakrin) taklit ediyoruz. Bu nano-kesecikler sayesinde doku yenilenmesini başlatıyoruz ve hücresel hasarları onarıyoruz. Böylece cildinizde ve saç köklerinizde güçlü bir anti-aging etkisi hedefleriz. Yabancı madde veya sentetik ilaç içermez. Bu yüzden, bu yöntemi “en doğal, yan etkisiz ve güvenli biyolojik tedavi” olarak tanımlarız.

Otojen Eksozom Tedavisi ile Cilt Gençleştirme ve Saç Güçlendirme

Sistem Nasıl Çalışır ve Vücuda Etki Eder?

Otojen eksozomları elde etmek için öncelikle hastamızın kendi kanından veya yağ dokusundan küçük bir numune alıyoruz. Bilindiği gibi yağ dokusu, Nanofat (Yağ enjeksiyonu) uygulamalarında da kullandığımız vücudun en zengin kök hücre kaynağıdır. Daha sonra laboratuvar ortamında özel filtreleme yöntemleriyle bu hücreleri izole ediyoruz.

Bu parçacıklar, hücreler arası iletişimi sağlayan “mikroskobik kuryeler”dir. İçerisinde yoğun miktarda büyüme faktörleri, proteinler ve genetik onarım materyali (mRNA) barındırırlar. Bu yapılar hasarlı veya yaşlanmış hücrelere ulaştığında, onlara “yenilenme” emrini iletirler. Sonuç olarak, uyuyan hücreler uyanır ve biyolojik saati geri saran bir onarım sürecine girerler. Bu süreç, sağladığımız en temel biyolojik faydadır.

Diğer Biyolojik Yöntemlerden (PRP ve Kök Hücre) Farkı

Hastalarımız genellikle bu biyolojik yöntemleri birbirine karıştırır. Ancak etki mekanizmaları ve güçleri bakımından aralarında temel farklar bulunur:

PRP ile Arasındaki Fark Nedir?

PRP işleminde sadece kandaki trombositleri (kan pulcuklarını) kullanırız. Fakat Eksozomlar, saf ve konsantre “hücresel mesaj” paketleridir. Üstelik PRP’den yaklaşık 100 kat daha güçlü ve yoğun büyüme faktörleri içerirler. Dolayısıyla, ileri seviye hasarlarda ve yaşlanma belirtilerinde bu yeni nesil teknolojiyi tercih ediyoruz.

Kök Hücreden Ayrılan Yönleri

Kök hücre tedavisinden en temel farkı, canlı hücre içermemesidir. Biz burada hücrenin kendisini değil, hücrenin yaydığı iyileştirici sinyalleri (özütünü) kullanırız. Canlı hücre nakli yapmadığımız için doku reddi riski oluşmaz. Dolayısıyla bu durum, işlemi çok daha güvenli, hızlı ve pratik hale getirir.

Biyolojik Etkileri ve Sağladığı Faydalar

Onarıcı parçacıklar vücuda girdiğinde adeta akıllı bir “kargo sistemi” gibi çalışır. Hedef bölgeye enjekte ettiğimizde şu biyolojik süreçleri anında başlatırız:

  • Hücresel yenilenme hızını artırırız.
  • Kolajen ve elastin üretimini %600’e kadar tetikleriz.
  • Doku onarımını hızlandırır ve yara iyileşmesini sağlarız.
  • Kronik enflamasyonu (yangıyı) baskılarız.
  • Cilt altı kan dolaşımını artırarak yeni damar oluşumunu destekleriz.

Hangi Bölgelere Uyguluyoruz?

Bu prosedür oldukça çok yönlüdür. Kliniğimizde özellikle şu alanlarda yüksek başarı oranlarıyla uyguluyoruz:

1. Cilt Gençleştirme ve Yenileme

Yüz, boyun ve dekolte bölgesindeki ince çizgileri azaltırız. Ayrıca cilt tonunu eşitler, lekeleri açar ve ciddi bir elastikiyet artışı sağlarız. Özellikle ameliyatsız yüz gençleştirme arayan hastalarımız için en güçlü biyolojik silahtır. Mat, cansız ve sigara içen ciltlerde parlaklık (glow) etkisi yaratırız.

2. Saç Dökülmesi ve Kök Güçlendirme

Uyuyan saç köklerini uyandırır ve güçlendiririz. Saç telinin kalınlığını artırırız. Böylece saçın büyüme döngüsünü yeniden aktive ederiz. Saç kalitesini artırmak ve dökülmeyi durdurmak için sıkça başvurduğumuz bir yöntemdir.

3. Yara, Akne İzi ve Leke Onarımı

Akne izi, derin sivilce çukurları, cerrahi izler ve travma hasarlarında oldukça etkilidir. Doku onarımını hızlandırırız. Bazen yüz germe ameliyatı sonrası iyileşmeyi hızlandırmak ve izlerin silinmesini sağlamak için de destekleyici tedavi olarak kullanırız.

Uygulama Süreci ve Aşamaları

Protokolü her hastamızın ihtiyacına göre kişiye özel planlarız. Ancak genel klinik sürecimiz şu profesyonel adımları izler:

  1. Numune Alımı: İlk olarak hastadan küçük bir miktar kan veya yağ dokusu örneği alırız.
  2. Ayrıştırma İşlemi: Alınan örneği laboratuvar ortamında özel santrifüj ve filtrasyon yöntemleriyle işleriz ve saf serumu ayrıştırırız.
  3. Serum Hazırlığı: Elde ettiğimiz yoğunlaştırılmış otolog çözeltiyi steril ortamda enjeksiyona hazır hale getiririz.
  4. Uygulama: Son olarak, uygulama bölgesine (yüz veya saç derisi) mikroenjeksiyon, mezoterapi tekniği veya dermapen ile uygularız.

İşlem sırasında ağrı hissetmezsiniz. Uygulamadan sonraki 24–48 saat boyunca cildi su temasından korumanızı ve güneşten sakınmanızı öneriyoruz. Bu basit kurallar, tedavinin etkinliğini artırır.

Kimlere Uygulanmaz?

Her ne kadar kişinin kendi dokusu kullanılsa da, bazı durumlarda bu tedaviyi uygulamayı tercih etmeyiz. Aktif kanser tedavisi gören hastalarda, uygulama bölgesinde açık enfeksiyonu olanlarda ve hamilelik döneminde işlemi erteleriz. Bunun dışındaki tüm erişkin bireyler için güvenli bir yöntemdir.

Özet ve Değerlendirme

Sonuç olarak, kliniğimizde uyguladığımız eksozom tedavisi, cildin ve saçın kaybettiği biyolojik gücü geri kazandıran en etkili yöntemlerden biridir. Sadece estetik bir dokunuş değil, gerçek bir hücresel yatırımdır. Doğallıktan ödün vermeden gençleşmek isteyen hastalarımız için güvenle öneriyoruz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kaç seans sürer?

Seans sayısı cildin yaşına ve hasar durumuna göre değişir. Genellikle cilt gençleştirme için 2–4 seans planlarız. Saç dökülmesi tedavisi için ise 3–6 seans öneriyoruz. Ayrıca seans aralıklarını biyolojik yanıta göre 2–4 hafta olarak belirliyoruz.

Riskli mi veya yan etkisi var mı?

Hayır, kesinlikle değildir. Kliniğimizde sadece Otojen (Otolog) yöntem uygularız. Yani %100 hastanın kendi kanını veya dokusunu kullanırız. Bu sebeple alerji, doku reddi veya herhangi bir ciddi yan etki riski beklemiyoruz. Tıbbın en güvenli biyolojik işlemlerinden biridir.

Fiyatlar neye göre belirlenir?

Fiyatlandırmayı uygulama yapılacak bölgenin genişliğine (tüm yüz, boyun, saç vb.) göre belirleriz. Ayrıca ihtiyaç duyulan seans sayısı ve kombine edilecek diğer işlemler (Nanofat, lazer vb.) maliyeti değiştirir. Tıbbi etik kurallar gereği net bilgiyi iletişim kanallarımızdan veya muayene sonrası veririz.

Etkisini ne zaman gösterir?

İlk etkileri, yani ciltteki parlaklığı ve canlılığı genellikle işlemden 2-3 hafta sonra görmeye başlarız. Ancak asıl tedavi edici etki (kollajen üretimi ve saç çıkışı) hücresel düzeyde gerçekleştiği için 2. aydan itibaren belirginleşir ve 6-12 ay boyunca artarak devam eder.

Sonuçlar kalıcı mıdır?

Bu tedaviyle dokuyu biyolojik yaşından daha genç ve sağlıklı bir hale getiririz. Elde ettiğimiz bu iyileşme kalıcıdır. Ancak zaman durmadığı için yaşlanma süreci doğal seyrinde devam eder. Bu nedenle, elde ettiğimiz sonucu korumak ve yaşlanmayı yavaşlatmak için 1-1.5 yılda bir tek seanslık hatırlatma dozu (idame tedavisi) öneriyoruz.

Dr. Karacalar’ın Kitapları

Prof. Dr. Ahmet Karacalar’ın estetik cerrahi felsefesini ve kaleme aldığı bilimsel eserleri incelemek için Dr. Karacalar’ın Kitapları sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Eksozom Tedavisi : Otojen Gençleşme